
uyku öncesi okumamızı yapıyoruz dün akşam. kitabımızın adı selin denizde. kitapta selin isimli karakterimiz arkadaşının yazlığına tatile gidiyor. yaşadıkları bir sürü macera arasında bir deniz fenerinin tepesine tırmanmak da var. işte burada terkedilmiş denizci eşyalarının bulunduğu, uzun süredir kullanılmayan bir oda var. odada üstü örümcek tutmuş bir gaz lambası, tozlu bir masa, masada seyir defteri ve muhtelif seyir cetvelleri ve adını bilmediğim bilimum seyir ekipmanı mevcut. bir kenarda da dümen duruyor. bizimki dümene aşina. annesi çakma bir yelkenci olduğundan, evimizde de var bir tane. en azından bakıp bakıp denizlere gidememenin özlemiyle iç çekmek için olsa gerek, dümen evimizin baş köşesinde bir yer işgal ediyor.
resimde sıra geliyor yerde duran iki minik fareye. bizimki uykudan da gözlerini açamıyor artık ama konuşma isteği uykuya geçmesine engel. bu esnada "fareler ne atıyor, anne?" şeklinde bir soruya maruz kalıyorum. resme dikkatli dikkatli bakıyorum. farelerin elinde bir şey var da onu mu atıyorlar diye. yok öyle birşey!
"bir şey atmıyor annecim, fareler" diyerek ablak ablak cevap verirken, doğru cevap yine küçük beyimizden geliyor: "baksana anne, fareler ortalıkta cirit atıyor!"
belli ki kitap daha önce babaya da okutulmuş ve babamızın söylediği her şey kayıtlara alınmış. şimdi de anneye öğretiliyor öğrenenler... biz çok interaktif bir aileyiz çoook....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder