bir tepki olacağının farkındaydım ama kreşe gitmekten bu kadar fazla hazzetmeyeceğini düşünmemiştim bizim keratanın. resmen nefret ediyor. şimdiye kadar tüm mutsuzluk, mızırdanma ve mutluluklarının hep çok mantıklı oluşu, derdini/sıkıntısını çok iyi anlatabiliyor oluşu ve olgun davranışları nedeniyle de bu durum beni endişelendirmiyor değil. ama en nihayetinde 2,5 yaşında henüz ve bizim onu kreşe göndermekten başkaca da bir alternatifimiz yok şu an elimizde.
bu aralar ailecek yaşamakta olduğumuz geçiş döneminde maalesef küçük kuzuma da bazı fedakarlıklar düşüyor. 2,5 yaşında tam zamanlı olarak bir kreşe gitmek gibi...
içim kan ağlıyor her sabah miniğimin gözyaşlarını ve hırpalanmasını gördükçe, ama taviz vermeden yola devam ediyoruz. aldığım tavsiyelere göre taviz yok, hatta "okul"la ilgili konuşmak da yok. konuyu açmak istediğinde "bunu daha sonra konuşuruz" şeklinde geçiştiriyorum her seferinde. eee, bizim yumurcak da durur mu, bu öğrendiği yeni kalıbı kullanacak hemen tabiii. kreşte öğretmeni çişin geldi mi babında temel bir soru sormuş bizimkine geçenlerde, tabii almış hemen cevabını: "bu konuyu şimdi konuşmak istemiyorum, daha sonra konuşuruz! "
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder